Sanat Söylemler

Zülfü Livaneli: Başkanlık referandumu, kampları daha da keskinleştirir

Zülfü Livaneli, Cumhuriyet’ten Ezgi Atabilen’e verdiği söyleşide başkanlık referandumuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Önümüzdeki aylarda yapılacak kışkırtmalardan korktuğunu söyleyen Livaneli, Türkiye’den gitme düşüncelerine dair ‘biz burada başımıza ne gelirse kalacağız’ cevabını veriyor.

Livaneli’nin söyleşisinden ilgili bölümler şöyle:

Zaten kamplaşmış bir ülkede kampları daha da keskinleştirmekten başka bir işe yaramaz. Meclis’te olan kavgalar, o sinir ve öfke bir mikrokozmos oluşturuyor. Şimdi onun toplum sathına yayıldığını düşünün, ki öyle olacak. Önümüzdeki birkaç ay yapılacak propagandalardan, kışkırtmalardan, provokasyonlardan çok korkuyorum. Çünkü iki taraf da ölüm kalım savaşı olarak görüyor bunu.

Bizde iç savaş geleneği pek yok. Ama büyük çarpışmalar oluyor. Mesela ‘80’den önceki çarpışmalarda 5 bin kişi öldü. Her gün sokaklarda insanlar birbirini öldürüyordu. Ben tarihe baktıkça Türkiye’de halkın uçurumun kenarına gelene kadar kaygısız davrandığını ama son anda frene bastığını görüyorum. Şimdi de sanki öyle olacak gibi geliyor bana.

‘Namuslu yaşayan insanlar namuslu ölmek zorundadır’

Ben 12 Mart’tan sonra üç kere değişik ve saçma suçlamalarla hapse alındım. Dördüncü sefer hapse alınmak üzereyken arkadaşlarımın da kararıyla yurtdışına gittim. Artık pek yaşatmayacaklardı, anlamış durumdaydık. O dönemde toprağa gömmeler, elektrik vermeler, Filistin askıları filan çok ağır işkenceler vardı. Korkunç bir dönemdi. İsveç’te beş altı sene kaldım. Daha sonra da Paris’e gittim, toplam 11 yıl filan oldu. Ama o zaman 20’li yaşlardaydım, tanınmış birisi değildim. Şu anda durumum farklı. Toplumda beni tanıyanlar, sevenler var. “Livaneli de bıraktı gitti, ülkeyi terk etti” dedirtmem. Bu, o insanların da umutlarını kırmak olur. Hem haksızlık hem de çok bencillik olur. O yüzden biz burada başımıza ne gelirse kalacağız. Namuslu yaşayan insanlar namuslu ölmek zorundadır.


Kaynak: Cumhuriyet (Söyleşinin tamamı)

Yazar Hakkında

Tahayyül

Akademiden, sendikalardan, basın camiasından, siyasi örgütlerden ilerici mücadele veren herkese sözünü söyleme imkanı vermeye çalışır. Toplumda söz söylemesi gereken ancak geleneksel medyada kendisine yer bulamayan tüm dezavantajlı kesimlerin sözlerini örgütleme amacı taşıyan bir mecradır.

Yorum Ekle

Yorum Yazmak İçin Tıkla