Politika Söyleşi

Söyleşi | Cenk Sidar: CHP’nin ihtiyacı olan topyekün bir reform hareketidir

Meşruluğu tartışılan 16 Nisan referandumundan sonrası süreci yaşadığımız bugünlerde, referandum öncesi hayır kampanyasının en etkili aktörü olarak görülen Cumhuriyet Halk Partisi’nin söylem ve politikaları farklı çevrelerden yoğun şekilde eleştiriliyor. Eleştirilerin merkezinde CHP’nin meşruluğu olmayan referandum sonuçlarını meşru olmadığını söylemesine rağmen kabul ettiği görüntüsü yer almakta. Yine “CHP bundan sonra ne yapacak?” sorusuna partinin yetkili organlarından farklı mesajlar gelmesi de belirsiz bir politika olduğunun emarelerini veriyor.

Uluslararası ekonomi ve siyaset stratejisti Cenk Sidar, bu sürece dair CHP’nin ihtiyacının topyekün bir reform hareketi olduğunu vurguluyor. Sidar, reform ihtiyacını şöyle temellendiriyor: “CHP’nin muhalif kesim tarafından tam olarak benimsenmemesi CHP’de düzeltilmesi gereken birşeyler olduğunu gösteriyor.”

Sidar, parti örgütlerinin toplumdan çok farklı olduğunu belirtiyor ve bu yüzden CHP’nin hiçbir zaman Gezi gençliğini heyecanlandırmadığını söylüyor.

Stratejist Cenk Sidar ile referandumun meşruiyet krizi, referandum sonrası yaşananlar ve bu süreç sonrası CHP’nin tutumunun ne olması gerektiği üzerine konuştuk.

‘CHP’nin örgütsel, yönetimsel ve ideolojik olarak güçlü bir alternatif haline gelmesi gerekiyor’

CHP’de 16 Nisan sonrasında “referandumun meşru olmadığı” kabulü öne çıkmakta ancak bundan sonra ne olacağına dair parti içerisinden farklı öneriler var. Sizce referandumun meşru olmadığını söyleyen CHP, bundan sonra ne yapmalı, neler yapabilir?

Referandum sonrası süreç Türkiye demokrasisinin geleceği açısından CHP`ye tarihi sorumluluklar yüklüyor. Referandumun adil bir süreçte gerçekleşmediği; hem öncesinde hem de sonrasında çok başat adaletsizlik ve açık usulsüzlükler olduğu ortada. İktidar da bunun farkında ve ezikliği içerisinde. İktidarını hep milli iradeye dayandıran bir siyasi hareket; ilk defa milli iradeyi yanına alamadı.

CHP’nin bu aşamadan sonra yapması gereken bu süreçteki adaletsizlikleri sürekli gündemde tutmak fakat sistemin de dışına savrulmamak olmalı. Topyekün sistemi reddetmek ve sokağa inme çağrıları kulağa romantik gelse de bu iklimden ne muhalefet ne de Türkiye fayda sağlar. CHP’nin marjinalize olması, AKP’nin kendi seçmenini ve referandumda evet diyen grubu kemikleştirmesine neden olur.

“AKP seçmeninin bir kısmı artık AKP’nin ülkeyi yönetemediğinin farkında.”

Kanımca referandumun umut verici sonuçlarından biri AKP ve MHP seçmeninin önemli bir kısmının hayır oyu verdiğini görmemiz oldu. AKP seçmeninin bir kısmı artık AKP’nin ülkeyi yönetemediğinin farkında. Bu trend ekonomideki bozulma ve haksız rekabetin artması sonrası devam edecektir. Ekonomideki bozulma kaçınılmaz çünkü Türkiye’nin demokrasi ve özgür bir sisteme sahip olmadan büyümesi mümkün değil. Önümüzdeki dönemde CHP’nin örgütsel, yönetimsel ve ideolojik olarak güçlü bir alternatif haline gelmesi gerekiyor.

CHP Kurmayları tarafından “sine-i millet dahil her seçenek gündemimizde” açıklamasından yaklaşık 1 saat sonra “böyle bir gündemimiz yok” açıklamasıyla ilk açıklamanın tam tersi yönde bir açıklama yapılması CHP’nin dışarıya verdiği görüntüsünü nasıl etkiliyor? Yurttaşlar nasıl bir CHP görüyordur bu gelişmeler sonucunda?

Kriz zamanlarında farklı düşüncelerin ve fikirlerin duyulması gayet normaldir. Bu konu özelinde CHP’yi sert bir şekilde eleştirmeyi doğru bulmuyorum. Son kararı bir partinin lideri verir ve bu süreçte de vermiştir. Sine-millet bu aşamada ne ülkeye ne de CHP`ye birşey kazandırmayacaktır.

‘Toplumsal muhalefet ve siyasi muhalefetin işbirliği’

CHP’de “2019’a şimdiden hazırlanalım, kazanırız” tezini savunanlar da var. Bu görüşe katılıyor musunuz? Diyelim 2019’da kazanan CHP’nin desteklediği aday kazandı, 2017 referandumunu tanımayan irade 2019’da buna razı olacak mıdır? 2019’a göre hesap yapmak bugünkü hukuksuzlukları kabul etmek anlamına gelmez mi?

CHP’nin 2019 seçimi için vargücüyle çalışması ve en iyi aday ve kadroyla kamuoyunun önüne çıkması gerekiyor. Aksi düşünülemez. Önceki süreçlerde yapılan hatalardan alınması gereken dersler mutlaka vardır. Fakat şunu unutmamak gerekiyor; gerçekleşen anayasa değişiklikleri sonucu partilerin önemi de, meclisin gücü de oldukça azalmış durumda. CHP’nin toplumun önemli bir kısmını heyecanlandıracak, mobilize edecek bir aday ve kadro üzerinde çalışması gerekiyor. Kazanacak siyaset toplumsal muhalefet ve siyasi muhalefetin işbirliği ile yaratılabilir. Ne sadece CHP, ne de toplumsal muhalefet tek başına kazanamaz. İşbirliği şart!

‘CHP hiçbir zaman Gezi gençliğini heyecanlandırmadı’

CHP’de bir yönetim değişikliğine ihtiyaç var mı sizce? Ya da CHP’de yaşanan yapısal sorunlar bir lider/yönetim değişikliği ile çözülebilecek sorunlar mıdır? Sadece bir lider değişikliği talebi gerçekten CHP’nin kurtuluşu mudur?

Siyasetin sadece kişiler üzerine endekslenmesine karşıyım. CHP’nin ihtiyacı olan topyekün bir reform hareketidir. Bunu lider değişimine indirgemek yanlış olur. CHP`de ciddi sıkıntılar olduğu ortada. İktidardan bu denli rahatsız bir kesim olmasına rağmen, CHP’nin muhalif kesim tarafından tam olarak benimsenmemesi CHP`de düzeltilmesi gereken birşeyler olduğunu gösteriyor. Örnek vermek gerekirse; Türkiye eğer birgün demokrasi ve özgürlüklere geri dönebileceği bir siyasi değişimi gerçekleştirebilirse, bu değişimi Gezi jenerasyonu sayesinde başaracak.

CHP hiçbir zaman Gezi gençliğini heyecanlandırmadı. Belki CHP’ye oy verdi ama parti örgütlerinde bu kesim yer almadı. Çünkü parti örgütleri toplumdan çok farklı. Gezi gençliği çok nitelikli, yaratıcı ve dinamik.

Ekonomi önümüzdeki dönem zorlu bir sürece giriyor. Hükümetin de artık sorumluluktan kaçabileceği bir bahanesi kalmadı. Türkiye`de de siyasi değişimlerin hep ekonomik kriz dönemleri akabinde olduğunu biliyoruz. Bu süreçte CHP’nin ülkeyi daha iyi yönetebileceği konusunda toplumun tamamını ikna etmesi gerekiyor.

“Sağdan oy almak için sağdan isimleri listelere eklemenin artık işe yaramadığının görülmesi gerekiyor.”

Bu da iyi kadrolar, eylem ve söylem bütünlüğü gerektirir. Sağdan oy almak için sağdan isimleri listelere eklemenin artık işe yaramadığının görülmesi gerekiyor. Dünyada sağ-sol siyaset ayrımı önemsizleşiyor gibi gözükebilir ama tam tersine sol değerlerin daha önemli hale geldiğini görüyoruz. Yeni bir sol, “sol” denmeden de yaratılabilir. Zaten samimi ve demokrat değerlerle bir siyaset yaratırsanız sağ oyları kazanabilirsiniz. Siyaseti kişi değil, değer merkezli olarak görmemiz lazım.

Sadece Türkiye`de değil, bütün dünyada siyaset kökünden değişiyor. Fransa`da ilk defa iki ana partinin adayı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda yok. İletişim teknolojilerinin gelişmesi siyaseti daha geniş bir gruba mümkün kılıyor. Bu CHP için hem avantaj hem de dezavantaj.

Küresel siyasetin değişen ikliminde CHP’nin toplumsal muhalefete önderlik yapabilmesi için vasat değil; birinci sınıf kadrolar, eylem ve söylemlerle seçmenin karşısına çıkması gerekiyor. Bunu yapamamak için onlarca bahane saymak mümkün. Hele CHP gibi zor bir partide. Ama kazanmak için bunu başarmak gerekiyor.


// Söyleşi | Cenk Sidar: Türkiye’nin birden büyük olduğunu herkese hatırlatmak gerekiyor //