Medya Politika

İnceleme | Ulusalcılar ve laik kesim darbe yapabilir mesajını verenler kim, amaçları ne?

Son günlerde “darbeyi laik kesim yaptı, ulusalcılar yaptı” ve “yeni darbeyi de bu kesimler yapabilir” şeklinde yorumların/köşe yazılarının arttığı görülüyor. Bu yaklaşımdaki ilk yorumu FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’in yapmış olması ve ardından özellikle hükümete yakın gazetelerde Gülen’in mesajının benzeri yazıların yayımlanması ise dikkat çekiyor.

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, Mısır’da yayınlanan El-Yevm 7 gazetesine verdiği söyleşide şu ifadeleri kullanmıştı:

Gülen, “15 Temmuz’da darbe teşebbüsünün kimin tarafından yapıldığını düşünüyorsunuz?” şeklindeki soru üzerine kesin olarak bir kesimi suçlayamayacağını ancak ulusalcı laik bir kesimin bunu yapmış olabileceğini söylemişti. Gülen, söyleşide darbe girişiminin olduğu gece darbeyi kınadığını, kendilerine atılan darbe teşebbüsü suçlamasının uluslararası tarafsız bir kuruluş tarafından soruşturulmak üzere Türkiye’ye gelmeyi teklif ettiğini ancak Tayyip Erdoğan’ın bunu kabul etmediğini iddia etmişti

Gülen, yine aynı söyleşide, 15 Temmuz olaylarının gerçek bir askeri darbe veya sistematik bir oyun olsa da Erdoğan’a karşı yeni bir askeri eylem beklemediğini, kendilerine karşı yürütüldüğünü iddia ettiği aşırılıklara rağmen asla böyle bir darbe hareketini kabul etmeyeceğini söylemişti. 

Gülen’in, Türkiye medyasında 19 Temmuz’da yer alan bu açıklamaların ardından özellikle hükümete yakın gazetelerde benzer yazıların çıkması ise bu yazıların amacının ne olduğu konusunda önemli. Darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen bugüne kadar bu mesajlar cılız kalırken, Gülen’in açıklamasından sonra daha görünür olması dikkat çekici.

Gülen’in bu yorumundan sonra medyada yer alan bazı yazılar şöyle:

Nuri Elibol – Türkiye (26 Temmuz 2017)

Türkiye gazetesi Nuri Elibol’un “Ulusalcılar Hala Tehlike” başlıklı yazısını “Yeni Darbeyi Ulusalcılar Yapabilir” ifadesiyle manşetten verdi. Elibol’un güvenlik görevlililerine dayandırdığını söylediği yazısında ana mesaj, yeni darbe ihtimalinin olduğu ve bunu ulusalcıların yapabileceği.

“Eğer sistem zafiyeti giderilmez ve sivil asker ilişkisi Batı normlarına taşınmazsa bir buçuk iki yıl içinde ordudaki Ulusalcılar yeni bir darbeye kalkışabilir.”

“FETÖ’cülerin TSK içinde yapılanmalarını engelleyemeyen, darbe hazırlıklarını tespit edip tedbir alınmasını sağlayamayan bir sistem zafiyeti söz konusu. Eğer bu sistem zafiyeti giderilmezse ve sivil asker ilişkilerini Batı normlarına taşıyacak reformlar ve hukuki düzenlemeler yapılamazsa bir buçuk iki yıl içinde ordudaki Ulusalcılar yeni bir darbeye kalkışabilir. Küresel aktörlerin ve Türkiye karşıtlarının ordu içerisinde darbe yaptıracak birilerini her zaman bulma imkânları vardır. Bu işe engel olmanın yolu kişilere değil sisteme endeksli önleyici tedbirlerin alınmasıdır.”


Faruk Aksoy – Yeni Şafak (20 Temmuz 2017)

Aksoy, yazısında “laik darbenin hala devam ettiği” yorumunu yaparak şu ifadelere yer veriyor:

Fethullah Gülen hareketine destek veren liberaller, Cumhuriyetçiler, laikler, neyi fark ettiler de bu desteği verdiler, önemli bir soru değil mi bu?

Bugün Kemalistleri kızdıran şey, Erdoğan’ın, “Ilımlı İslam projesiyle kandırıldık” demesine rağmen, Müslüman ve muhafazakar çizgiyi terk etmeyişidir, Hak ile Batıl arasındaki savaşı sürdürmesidir, bütün mesele budur.

Evet, bu darbe kontrollü bir darbedir.

Çünkü bu darbenin rütbelileri, mahkemede savunma yaparlarken “Biz namaz kılmayız, oruç tutmayız, İslam’la da pek aramız yoktur, herkes bunu bilir” diyorlar.

Şu Akın Öztürk’ün, yüzüne bakın, damadına bakın, uzun uzun bakın, bu adamların suratında, İslam’la yoğrulmuş, Müslümanın derdiyle dertlenmiş bir tane çizgi var mı, bir tane kırışıklık var mı?

Bu adamlar sahtekar falan değil, bu adamların bir davası var; bu adamlar “sola çalan laiklikten liberalizme kayan laikliğin”, Müslüman coğrafyasındaki ajanları.

Bunlar “sert laik darbelerden, ılımlı laik darbelere” geçiş yapmak isteyen, 27 Mayısçıların, 28 Şubat’çıların eş ikizleri.


Halime Kökçe – Star (20 Temmuz 2017)

Darbeyi kendine hak gören bu zihniyeti kanunlar değiştiremedi ama 15 Temmuz akşamı bu millet şanlı direnişiyle tarumar etti. Sadece FETÖ’cülerin hain planlarını tersine çevirmekle kalmadı millet; aynı zamanda ülkesini işgalden kurtardı ve artık Çevik Birlerin, Çetin Doğanların, Erol Özkasnakların döneminde olduğu gibi askerin paşa-gönlüne göre siyasete müdahale ettiği devrin kapandığını ilan etmiş oldu.

28 Şubat davası eylül ayında yeniden görülmeye başlanacak. Davada sona yaklaşıldı. Milletçe 15 Temmuz’daki darbe/işgal girişimini  alt etmeyi başaramasaydık 28 Şubat davasını da kaybetmiş olacaktık.

FETÖ’yü TSK’nın laik kucağında semirtenler de artık darbe yapamayacak. 28 Şubat’ın hesabı da onlara sorulacak.


İlhami Işık – Star ( 20 Temmuz 2017)

2002 seçimlerinde ortaya çıkan yeni milli irade, yepyeni bir güç mevzilenmesini de beraberinde getirdi. Askeri vesayetin AK Parti iktidarına dönük darbe yapmak dahil, her türlü şantaj, tehdit ve hakaretleri Gülenist çetenin yeni maskeler takınarak devletin her kademesine sızmasına bir tür imkan tanıdı. Askeri vesayetle mücadele adı altında, bu maskeyle kendi vesayetini inşa etmek için bulunmaz fırsatlar yakaladı.

2005 yılında PKK’nın yeniden silaha sarılması ve AK Parti iktidarının askeri vesayet odaklarınca yalnızlaştırılması siyaseti; sanki gizli bir gücün Gülenist çeteye bilerek, isteyerek ve planlayarak “yürü ya kulum; yolun açık, istediğin şekilde at koşturmanın imkanları yaratıldı” dediği ileri sürülse hiç de yanlış bir tespit olmaz.



Gülen’in açıklamasının ardından AKP iktidarına desteğiyle bilinen gazetecilerin yazılarında da Ergenekon-Balyoz davalarında olduğu gibi ortak bir şekilde TSK içerisindeki Cumhuriyetçi kesimlerin hedef alındığı görülüyor.

Özellikle Türkiye Gazetesi’nin manşetinin Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Fethullah Gülen’i hedef alan konuşmasının ertesi günü yayımlanması da dikkat çeken başka bir ayrıntı.

Kılıçdaroğlu, TBMM Grup Toplantısında konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yapmıştı:

Bir densiz kalkmış şu açıklamayı yapıyor; ’15 Temmuz’u Atatürkçüler, ulusalcılar yapmış olabilir’ diyor, bunu FETÖ terör örgütünün lideri diyor. ‘Atatürkçüler, ulusalcılar yapmış olabilir’ diyor bu densiz. Sen Balyoz, Ergenekon davalarında ordudaki Atatürkçüleri, Cumhuriyetçileri, demokrasiye bağlı paşaları ortağınla birlikte temizlemedin mi? Unuttuk mu sanıyorsun.”


Yazar Hakkında

Tahayyül

Akademiden, sendikalardan, basın camiasından, siyasi örgütlerden ilerici mücadele veren herkese sözünü söyleme imkanı vermeye çalışır. Toplumda söz söylemesi gereken ancak geleneksel medyada kendisine yer bulamayan tüm dezavantajlı kesimlerin sözlerini örgütleme amacı taşıyan bir mecradır.

Yorum Ekle

Yorum Yazmak İçin Tıkla