Politika Toplumsal Bellek

İlhan Selçuk’un Kaleminden: “Türkiye’de CHP’nin solunda mahpushane bulunur”

Türkiye’de Sosyal Demokratlığının anlamı üzerine düşünmek bağlamında
İlhan Selçuk’un 14 Mart 1975 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’ndeki “SPD ve CHP” başlıklı yazısını tahayyul.net okurlarının dikkatine sunuyoruz.


Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD) lideri Willy Brandt, CHP Genel Başkanı Ecevit’in gezisi nedeniyle bir demeç vererek iki parti arasında geniş bir işbirliği önermiştir. Brandt’ın bu konudaki sözleri ilginçtir:

“Geniş alanlarda benzer amaçlara yönelmeleri, birbirleriyle bağlar kurup danışmaları, ilerdeki politikalarıyla yönelecekleri yeni biçimler arasından bir işbirliğini geliştirmeleri, her iki parti bakımından yerinde olur…”

Alman Sosyal Demokrat Partisi, tarihsel kökleri geçen yüzyıla uzanan bir kuruluştur. Bugün Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde, İngiltere, Fransa, İsveç vb.’de birbirine benzer sosyal demokrat partiler vardır. Bu örgütlerin geçmişleri ve bugünleri arasında ortak yanlar bulunabilir. Ama Ecevit’in CHP’si ile Brandt’ın SPD’si arasında ne geçmiş ne bugün ne de gelecek bakımından bir benzerlik bulunduğunu sanmıyoruz. Gerçi SPD ile CHP arasında bir işbirliği çeşitli açılardan yararlı olabilir ama işbirliğini yaratan nedenlerde yanlışa düşmemek yerinde olur.

   SPD, 1860’larda Marx ve Engels’in devrimci ilkelerinden esinlenerek kurulmuştu. Zaman içinde bazen yeraltında, bazen yer üstünde çalışan parti bir süre sonra, devrimci niteliğini yitirdi. Kapitalizmin yedeğinde ılımlı işlevini sürdürmeye başladı. Parlamento güçlü bir orta direk olan SPD’nin bugünkü durumu artık belirgindir:

Amerika’ya bağlı bir Avrupa kavramında ve yüksek düzeyde bir kapitalizmde sosyal adaleti gerçekleştirmek…

Bazı sivri dilli eleştiriciler, Avrupa sosyal demokratlarının sermaye sınıfının aşırı karlarından doğan rüşvetle yaşadıklarını ileri sürerler. Belki insafsız bir suçlamadır bu; ama yeryüzü emekçileri göz önüne alınırsa, Alman işçilerinin burjuvalaştığını söyleyebiliriz. Düşünmeliyiz ki Federal Almanya’da çöpçülük yapan bir Türk’ün ücretiyle Türkiye parlamentosundaki bir milletvekilini maaşının arasında pek fark yoktur. Bunun yanı sıra Alman Sosyal Demokrat Partisinin gündeminde şu üç sorun bulunmamaktadır.

  1.  Fikir Özgürlüğü
  2. Emperyalizm
  3. Sanayileşme

Oysa CHP’nin gündeminde bu üç konu birincil sıradadır. CHP’yi Avrupa sosyal demokrat partilerine benzetmek, kolay ama yanlış bir varsayım olur. Bir kez CHP’nin kökeni ayrıdır. Avrupa sosyal demokratları, çoğunlukla sanayileşmiş ülkelerdeki işçi sınıfının Marksist ilkelerden esinlenerek kurdukları örgütlerdir. Oysa CHP, emperyalizme karşı ulusal kurtuluş savaşı veren mazlum ülkede küçük burjuva çevrelerince kurulmuştur; şimdi de endüstrileşme yolunda tıknefes bir toplumda kendine özgü sorunlarla karşı karşıyadır. CHP, Türkiye’de fikir özgürlüğünü sağlamak, demokrasiyi genişletmek, sanayileşme aşamasını tamamlamak gibi Alman Sosyal Demokratlarının bütünüyle yabancı oldukları bir uğraşın ortasındadır.

Siyasi sözlükte “sosyal demokrat” kavramı zaman ve yere göre anlam kazanır. Bugün Batı sosyal demokratının solunda sosyalistler ve komünistler bulunur….

Türkiye’de CHP’nin solunda mahpushane bulunur. 

Batı sosyal demokratı, fikir özgürlüğü için kavga vermek zorunda değildir. Türk sosyal demokratı, bu görevi yerine getirmek zorundadır. Batı sosyal demokratı, emperyalizmle savaşmak zorunda değildir. Türk sosyal demokratı mazlum bir ülkede yaşadığı için emperyalizmin sultasını kırmak ödeviyle karşı karşıyadır. Gelişmiş Batı kapitalizminin egemenliği altında bulunan Türkiye’de antiemperyalist bir programı gündeme getirmeden “sol siyaset parti” niteliği kazanmaya olanak yoktur.

Görüldüğü gibi CHP ile SPD arasında hem geçmiş hem de bugün açısından büyük ayrımlar vardır. Bu ayrımları bilerek oluşturulacak bir işbirliği kuşkusuz yararlı olacaktır ama bu ayrımları görmeden işbirliği girişimi boşluğa düşer.

 

 

Yazar Hakkında

Tahayyül

Akademiden, sendikalardan, basın camiasından, siyasi örgütlerden ilerici mücadele veren herkese sözünü söyleme imkanı vermeye çalışır. Toplumda söz söylemesi gereken ancak geleneksel medyada kendisine yer bulamayan tüm dezavantajlı kesimlerin sözlerini örgütleme amacı taşıyan bir mecradır.

Yorum Ekle

Yorum Yazmak İçin Tıkla