Medya Politika

Hükümet medyasının CHP’ye ilgisinin arkasında ne var?

16 Nisan referandumu sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi yönetimini hileli sonuçlar ile ilgili gerekli mücadeleyi yapamadığı için yetersiz bulan partililerin eleştirileri ile başlayan süreç eski Genel Başkan Deniz Baykal’ın açıklamalarıyla başka bir boyut kazanmıştı. Baykal, katıldığı bir TV programında “Kılıçdaroğlu 2019’da Başkan adayı olmayacaksa Genel Başkanlığı bıraksın” ifadelerini kullanarak Kemal Kılıçdaroğlu’nu zor durumda bırakacak bir hamle yapmıştı. CHP Mersin Milletvekili ve PM Üyesi Fikri Sağlar’ın da mevcut yönetime ve Kılıçdaroğlu’na eleştirileri ve bu eleştirileri nedeniyle disipline sevk edilmesi için PM toplanma çağrısının ardından birileri için “CHP’de Kriz” manşetleri atmak için yeterli malzemeler toplanmış görünüyor.

Özellikle hükümete yakınlığı ile bilinen gazetelerde ve bu gazetelerin köşe yazarlarında tek gündemin CHP olduğunu söylemek mümkün. Gazeteler benzer haber içerikleriyle CHP’ye dair haberlerini ilk sayfalarından veriyorlar ve sürekli olarak bu tartışma ortamını CHP’ye bir saldırı aracı olarak kullanıyorlar.

İktidar medyasında, Cem Küçük’ün “Mavi Marmara’cı manyaklar, İslamcılar tasfiye edilmeli” sözleriyle başlayan yer tutma kavgası halen devam ederken ve hemen hemen iktidara yakın tüm gazeteler ve yazarlar bu kavgada taraf olarak birbirlerinin tüm açıklarını ifşa etmişken “CHP’de Kriz” haberleri ile iktidara yakın çevreler arasındaki güç savaşı mı perdelenmek isteniyor?

Pelikancılar, Hocacılar, Davutoğlu Medyası, İslamcılar vs. gibi odakların iktidardan pay alma mücadelesinin kirli taraflarının görünür olmasını engellemek için manşetlerden “CHP’de demokrasi yok” yazanların derdi gerçekten demokrasi talebi mi?

Atama Genel Başkanlar ile yönetilen partileri destekleyen, “Reis’e” en yakın olmak için tüm onurlarını yoksayanların demokrasiden bahsetmesi tuhaf değil mi?


Hükümete yakın gazetelerin 04 Mayıs ve 05 Mayıs’ta manşetten verdikleri CHP haberleri:

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yazar Hakkında

Tahayyül

Akademiden, sendikalardan, basın camiasından, siyasi örgütlerden ilerici mücadele veren herkese sözünü söyleme imkanı vermeye çalışır. Toplumda söz söylemesi gereken ancak geleneksel medyada kendisine yer bulamayan tüm dezavantajlı kesimlerin sözlerini örgütleme amacı taşıyan bir mecradır.

Yorum Ekle

Yorum Yazmak İçin Tıkla