Fikir Yazısı Politika

Erdoğan’ın Kültürel İktidar Arzusu Güç Kaybettiğinin Bir Göstergesidir – Egemen Aldoğan

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28 Mayıs 2017’de Ensar Vakfı Genel Kurulunda yaptığı konuşmada “Siyasi olarak iktidar olmak başka bir şeydir. Sosyal ve kültürel iktidar ise başka bir şeydir. Biz 14 yıldır kesintisiz iktidarız. Ama hâlâ sosyal ve kültürel iktidarımız konusunda sıkıntılarımız var” ifadeleri ile aslında AKP’nin uzun yıllar süren tek parti iktidarına rağmen sosyal ve kültürel iktidar olmayı başaramadığını itiraf etmişti. Stratejik ittifakların da sayesinde devlet işleyişinde pek çok alanda sallantılı da olsa iktidarını sürdürdüğü görülen Erdoğan ve AKP’nin sosyal ve kültürel iktidarını tesis edememesi ise öne çıkan görüş olarak AKP’nin en zayıf noktasını oluşturmakta.

Erdoğan’ın kültürel iktidar arzusu tesadüfi bir söylem değil

Peki Erdoğan, 16 Nisan referandumu ardından, inşa etmek istediği rejimde bir engeli daha “aşmışken” neden kültürel iktidar olma konusuna özellikle vurgu yapıyor? Bu sorunun cevabını iktidar olmanın ve hegemonyanın temelini oluşturan iki etmende; yani “rıza ve zor” kavramlarında aramak gerekmekte. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 20 Temmuz 2016’da ilan edilen OHAL ve peş peşe yayımlanan KHK’lar ile iktidarın “zor” ayağı ülke genelinde yoğun bir şekilde hissettirilmektedir. 150 bine yakın insanın görevinden alındığı, 50 binin üstünde insanın tutuklandığı, 150’ye yakın gazetecinin cezaevinde olduğu, HDP Eş Genel Başkanları ve milletvekillerinin tutuklu olduğu bir dönemde Saray ve AKP iktidarının kendi seçmeni dışında olan yurttaşlardan bir “rıza” talep etmesi mümkün değildir. Kent meydanlarında kolluk kuvvetleri en ufak legal protestoya dahi çok sert şekilde müdahale etmekte, hiçbir şekilde toplumsal muhalefet pratiklerine izin verilmemektedir. Öte yandan FETÖ davalarında darbenin siyasi ayağının darbe girişiminin üzerinden 11 ay geçmesine rağmen açığa çıkartılmaması da toplumda iktidarın sorgulanmasına neden açmaktadır. Pek çok kanaldan iktidara yönelen yurttaş sorgulamalarının yoğunlaştığı böylesine bir dönemde Erdoğan’ın kültürel iktidar arzusu tesadüfi bir söylem değil, güç kaybettiğinin bir göstergesi olarak ele alınmalıdır. Saray ve AKP iktidarı, OHAL döneminde “zor” görüntüsünün yarattığı meşruiyet sorununu görmekte ve sanat-spor alanında yapay kanaat önderlerinin de aracılığıyla toplum üzerinde bir yumuşama sağlamayı amaçlamaktadır. İktidar aklı, 16 Nisan referandum sonuçlarında özellikle büyükşehirlerdeki yenilgisine karşı ilk hamlesini bu şekilde kurgulamaktadır.

Erdoğan, dün (12 Haziran 2017) sanatçı ve sporcular ile bir araya geldiği iftar yemeğinde de kültürel iktidar olma konusundaki beklentilerini yineleyerek şu ifadeleri kullandı: “Teessürle belirtmem gerekir ki, Türkiye’nin gücü ve kapasitesiyle kültür, sanat ve spor alanında bulunduğumuz yer uyumlu değildir. İrfandan yoksun bir kültür, sanat ve ahlaktan yoksun bir sporla hiçbir yere varamayız. Bu yaklaşımla bırakınız dünya çapında isimlere ve eserlere sahip olmayı, milletimizin asgari beklentilerini dahi karşılayamayız.” Erdoğan, aslında sanatçı ve sporculara “gençlerin idolleri olun” derken “iktidarımızın rıza üretiminde bizim aracımız olun” demektedir. Cumhurbaşkanlığı basın servisi aracılığıyla iftar yemeğine katılan tüm sanatçı ve sporcular ile Erdoğan çiftinin fotoğraflarının özellikle servis edilmesi ve dolaşıma sokturulması da amaçlananın bir göstergesi olarak yorumlanmalıdır.

AKP, rejiminin rızasını üretememekte

Saray ve AKP’nin inşa etmek istediği rejimin tıkandığı anlaşılmaktadır, her ne kadar 16 Nisan bir zafer olarak yansıtılmaya çalışılsa da gerçek durumun öyle olmadığı ortadadır. Türkiye, sadece mevcut olanı yıkmak üzerine giden bir iktidar anlayışının başarılı olamadığına şahit olunan bir dönemden geçmektedir. AKP, rejiminin toplumsal kabulüne hizmet edecek kurum ve yapılar oluşturamamakta, devlet imkanlarıyla finanse edilen STK’lar ve medya kurumları da bu konuda yetersiz kalmaktadır.

Erdoğan’ın kültürel ve sosyal iktidar arzusunun ardında da bu gerçekliği derinden hissetmesi yatmaktadır. Ancak sanatçıları-sporcuları toplayıp fotoğraf çektirmek vb. gayretler içerisine girmek patlamak üzere olan büyük bir balona daha fazla hava basmaktan başka bir işe yaramamaktadır. O balon artık patlamak üzeredir…

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.