Fikir Yazısı

Çeviri | Çeşitlilikteki bölünmüşlük: Ulusal Seçim Sonuçları Avrupa’ya Nasıl Zarar Veriyor?

Günümüz Avrupa’sının siyasi yelpazesinde “ılımlı-merkez” çizgide bulunan partiler, AB ülkelerindeki ulusal seçimlerde zaferler kazanmaktalar. Hollanda, Fransa, Almanya ve Avusturya’da Avrupa’nın geleceği üzerine oynanan yüksek riskli ve yüksek ödüllü bahiste, radikal kuvvetler “yenilgiye uğratıldı”. Çek Cumhuriyeti’nde, Babis’in popülistleri seçimi kazanmış olsalar da Financial Times, kendisini “liberallik düşmanı sürüsünden ayrılması beklenilmeyen” bir “pragmatist” olarak nitelemekte gecikmedi.

Çıtayı çok aşağıya serdik. Genel olarak, Avrupa çevresinde orta yolcular için bedelleri ağır zaferler kazandık. Aşırı sağı hükümet dışı tutmak için, Mark Rutte dört partili bir koalisyon hükümeti kurmak zorunda kaldı. Bu o kadar üstün gayret ve o kadar taviz gerektiren bir meseleydi ki tamamlaması toplam yedi ayı aldı ve yeni seçimler ufukta belirdi bile. Tavizlerin daha kolay verildiği Almanya’da bile beğeni toplayan emsali görülmemiş Merkel’in CDU’su, FDP ve Yeşiller koalisyonu Alman seçmenindeki değişimi gözler önüne seriyor. Hükümet oluşturmadaki güçlüğü de görmemizi sağlıyor. Örneğin, üçüncü sırada gelen aşırı sağcı AfD’nin Bundestag’daki ana muhalefet hâline gelmemesi için, SPD’nin kendilerine gelen koalisyon teklifini reddetmesi gibi. Fransa’da Macron hem başkanlık hem de parlamento seçimlerini aşmış olsa da Le Pen’in Front National’i rekor seviyede oy aldı. Avusturya’da aşırı sağcı FPÖ’nün ÖVP’deki muhafazakarlarla bir koalisyon kurup tekrardan hükümete girmesine kesin gözüyle bakılıyor. Çek seçimlerinden nasıl bir hükümet çıkacağını zaman içinde göreceğiz.

Fakat bunların hepsi bize gösteriyor ki seçimlerin ertesi günü ılımlı siyasetin zaferini ilan eden manşetlerin söylediklerinin aksine merkezcil çözümler saldırı altında. Sağa doğru keskin bir kayma gerçekleşiyor. Hollanda seçim kampanyası sürecinde merkez sağ, popülist demeçlere boyun eğdi. Ancak hiçbiri “eskiden en uçta kabul edilen”, göçmenler ve mülteciler hakkında sert politikaları savunan ÖVP’li Sebastian Kurz vakası kadar açık değildi. O kadar uçta kabul ediliyor ki FPÖ, kendisini “fikir hırsızlığı” ile suçluyor.

Şimdi ne olacak?

Bu neticelerin politik sonuçlarının nasıl olacağı belirsiz olsa da bazı eğilimler tahmin edilebilir gözüküyor. AB, en çok birliğe ihtiyaç duyduğu zamanlardan birinde ağır bir darbe yiyecek. AB reformlarını yasalaştırmak ya da geri adım atmak kararları arasında kalacak olan yeni seçilmiş partiler, ikinci seçeneği yeğleyecekler ve bu da geriye kalanların dikkatini çekecek. Aşırı sağ, hiçbir ülkede birinciliği alamamış olsa da söylemleri işe yaramakta ve pek çok merkez sağ partinin beklentilerini düşürmekte.

Macron’un Avrupa’da reform yapma planları, Avrupa’da seçilen diğer partilerin görüşleriyle çeliştiği için şimdiden tehlike altında. CSU’nun, Merkel’i mülteci politikasında geri adım atması için zorlaması; FDP’nin, kilit nokta olan Alman Maliye Bakanlığına girişi ve AfD’nin, Parlamento’daki protestolarıyla birlikte Merkel’in gerekli politik alanı, hatta politik iradeyi bulup Macron’un söz verdiği daha derin ekonomik ve mali birliği desteklemesi zor görünüyor.

Orta yolcuların itibarlarını kurtarıp 2018 seçimlerinde sağduyunun kazanmasını kolaylaştırmaları için önceden gerçekleşmesi gereken birkaç şey var. İlkin, Avrupa’da iktidardaki ılımlı siyasetçiler arasında güçlü bir kararlılıkla ve AB yapısını değiştirecek cesur reformlarla gün kurtarılıp Avrupa yanlısı partilerin 2018’deki seçimleri kazanmasının önünü açılabilir, özellikle de Beş Yıldız Hareketi’nin seçimlerde alacağı bir zaferin Avrupa’nın ilerlemesine büyük bir darbe olacak olan İtalya’da.

Enkazdan Kurtulmak, Sol İçin Nefes Alma Fırsatı Mı?

Bu esnada, merkez sol, uzun, yapısal ve sonuca bağlanacak bir kendini sorgulama sürecinden geçmelidir. Birkaç istisna haricinde (Portekiz, Birleşik Krallık ve belki de İsveç) Avrupa’daki ilerici partiler ya son seçimlerde halk tarafından cezalandırıldılar ya da bir sonraki seçimler için tehlike altındalar. Avrupa’daki ilerici politika için kullanılabilecek en iyi benzetme zaten yaşanan bir olayda görülebiliyor: Fransa’nın Sosyalist Partisi, Paris merkez teşkilat binasını satışa çıkardı.

Merkez sol son yıllarda birçok tartışmanın konusu oldu ama 2016’dan beri gerçekleşen seçimler bu tartışmaları ön plana çekti ve çok daha acil hâle getirdi. Kimileri bunun sınıf kimliğindeki azalma neticesinde gerçekleştiğini söylüyor, kimileriyse Birleşik Krallık’ta Corbyn’in işçi sınıfı oylarına olan başarılı hitabına bağlıyor. Diğer yerlerdeyse, yolsuzluk skandallarının Polonya ve Macaristan’da merkez sol partileri hükümet dışına ittiğini ve hâlâ iktidara (veya Polonya durumunda parlamentoya bile) dönemediklerini biliyoruz.

Hollanda’nın GroenLinks’i gibi kuvvetlerden ne gibi dersler çıkarılabilir? GroenLinks, 2017 Hollanda seçimlerinde Amsterdam’ı kazanırken İşçi partisi, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en kötü sonucunu aldı. Merkez sol hem şehirli hem kırsal oyları almak için nasıl bir denge kurabilir? Ya da açık bir Avrupa ile koruyucu önlemler arasında? İlericiler nasıl hem işçi sınıfları için net bir destek söyleminde bulunup hem de mültecilere kucak açarken aynı zamanda aşırı sağın bu iki konu arasına koyduğu takozdan kurtulabilir?

Avrupa’daki ilericilerin artık bu soruları cevaplayıp bir rota çizmeleri için birkaç yılları var. Bu soruların cevaplarında sadece Avrupa’daki ilerici davanın kaderi değil, aynı zamanda Avrupa’nun kaderi yatıyor. Bu cevap nasıl çıkarsa çıksın, solun bu zamana kadar hep savunduğu, eşitsizlikle mücadele ve toplumun zayıf öğelerini koruma gibi meselelerin belirgin bir savunması bu cevabın özünde bulunmalıdır.


Bu yazı Tahayyül.Net için, İ. Deniz Gün tarafından çevrilmiştir. Kaynak: Social Europe 

Yazar Hakkında

Tahayyül

Akademiden, sendikalardan, basın camiasından, siyasi örgütlerden ilerici mücadele veren herkese sözünü söyleme imkanı vermeye çalışır. Toplumda söz söylemesi gereken ancak geleneksel medyada kendisine yer bulamayan tüm dezavantajlı kesimlerin sözlerini örgütleme amacı taşıyan bir mecradır.

Yorum Ekle

Yorum Yazmak İçin Tıkla