Politika

AKP’nin yerel seçim hamlesinin arka planı: Eski yüzler ile yeni sözler söylenmez

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “metal yorgunluğu var” gerekçesiyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur’u ve son olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’i istifa ettirmesinin yankıları sürüyor.

Bu belediye başkanlarının neden istifa ettirildiğinin kamuoyuna  tam olarak açıklandığı söylenemez. Ancak bu üç eski başkandan en üst perdeden “kabullenmeme” mesajı Edip Uğur’dan gelse de Topbaş ve Gökçek de bu istifa sürecinde bir takım mesajlar vererek, istifaların “yukarıdan” geldiğini ve bu durumu gönülsüzce kabul ettiklerini belirttiler.

İstifaların ardından, başlayan “yeni başkanlar kim olacak” tartışmaları da son olarak Gökçek’in yerine Sincan Belediye Başkanı Mustafa Tuna’nın atanmasıyla son buldu.

Bu süreçlerin tamamlanmasının ardından; özellikle Tuna’nın ABB’de “radikal” icraatlarla işe başladığı söylenebilir. Belediyedeki tüm üst düzey bürokratların istifasının istenmesi de bu şekilde değerlendirilmelidir.

Son günlerde ise Ankara, İstanbul ve Balıkesir’de belediye hizmetlerinde bir takım “iyileşmeler” gözükmeye başladı. Adeta bir parti veya zihniyet değişikliği varmış gibi yansıtılmaya çalışan bu iyileşmeler oldukça dikkat çekici.

Ankara’nın yıllardır en büyük sorunu olan gece ulaşım sorununa yeni başkan Tuna’nın, “Vatandaşları ulaşım noktasında rahatlatmaya gayret edeceğiz. Bu bir sosyal mevzu olduğundan dolayı artık o zararı karşılayacağız” açıklamasıyla birlikte metro seferlerini gece 01.00’e kadar uzatma kararı ve gece boyu devam edecek 35 yeni otobüs hattı eklenmesi “yenilik” mesajı için başarılı bir hamle olarak kabul edilebilir. Böylece; Ankara’da Gökçek ile özdeşleşen gece ulaşımı sorununa perde çekilmiş olunuyor.

Yine benzer şekilde Balıkesir’de su fiyatında %25 indirim kararı ve İstanbul’da su fiyatında %5 indirim kararı kamuoyuna verilen “yenilik” mesajlarıdır.

Peki, bu kararların ani bir şekilde alınması ve bu kararlar üzerinden mesaj verilmesinin arka planında ne var?

Uzun yıllardır bu şehirlerinin yönetimini de elinde bulunduran AKP, özellikle 16 Nisan referandumunda bu şehirlerdeki büyük düşüşü farketmiş durumda. Özellikle İstanbul ve Ankara’da mevcut başkanlara olan tepkinin partinin kendisine de zarar verdiğini anladıkları anda bu başkanların görevden el çektirilme süreci başlamıştı.

Şimdi ise 2019 için şehirlerde “yeni sözler” söyleyebilmek, belediye hizmetlerinden memnun olmayan yurttaşların rızalarını yeniden kazanabilmek için “yeni yüzlere” ihtiyaç duyuyorlar.

Yani AKP, siyaset ve iletişimin en temel kurallarından birisi olan “eski yüzlerle ile yeni sözler söylenmez” kuralına göre hamlelerini yapıyor ve böylelikle hem yerel seçime hem de Cumhurbaşkanlığı seçimine hazırlıklarını başlatmış oluyor. Eski başkanlar kaldığı sürece çok büyük “yenilikler” yapılsa dahi bunun inandırıcılığı ve etkisi sınırlı olacaktı. Örneğin; Melih Gökçek’in 24 saat ulaşım kararı alması büyük ihtimalle şimdi olduğu kadar “etkili” olmayacaktı.

Erdoğan, belediyelerde hizmetin “iyileştirildiği” ve bu hizmetlerden dolayı eleştiriler gelmediği ölçüde kendi karizması ve politik liderliği ile bu şehirleri kaybetmeyeceğini düşünüyor olabilir; bu yüzden de belediye hizmetlerinden rıza devşirmek Erdoğan için önemli bir hamle.

Bu hamlelerle Erdoğan, büyükşehirlerin hızla “elinden kaymasını” engelleyebilecek mi? Göreceğiz…

Yazar Hakkında

Tahayyül

Akademiden, sendikalardan, basın camiasından, siyasi örgütlerden ilerici mücadele veren herkese sözünü söyleme imkanı vermeye çalışır. Toplumda söz söylemesi gereken ancak geleneksel medyada kendisine yer bulamayan tüm dezavantajlı kesimlerin sözlerini örgütleme amacı taşıyan bir mecradır.

Yorum Ekle

Yorum Yazmak İçin Tıkla